Şarkılar

Damla Damla Sel

DAMLA DAMLA SEL

Serap Ersoy:

Sen sistemde hesaplı, ben kalemde saklı.
Konuşalım mı biraz, akıtalım mı zamanı?
Ekleme yapma, lafını at, çekil tarafına.
Çölde su görürsen, alacağın olur Serap’tan!

Sızan sızlatmaz, ağır aksamsa gecen.
Geçen gidenin izini siler, kalır mı sözden?
Çölde yanmadım, yanar mıyım gözden?
İste damla damla—ruhuna şelale akıtayım.

Ters değil, sert esecektin, baştan kaybettin.
Su yolunu bulmadan, yendin mi zannettin.
Sözün fazlası salatadır, kaynatırsan çorba olur.
Ben yemem uzun lafı, yiyene afiyet yoldur.

Kaymak yok, şüphe var, her yol üstünde.
Neslimiz bastığın yeri, tanı dedi önce bize.
Lafı doğru anlayan, gelsin yoluma girsin.
Yenmeyi reddeden, yenemez haliyle.

Tuzunu bana bırak zaten, limonu da benden
Şifrelerine vurulmasam, uğraşmam derinden
Çok kaynadıysan, bir zahmet iniver ateşten
Sen köz bırak avuca, biz öz bıraktık yürekten

Oyunu ben kurdum, yedirdim mi aklını?
Kefenin iki gözü bende, ne kelime denge?
Sessiz cevap, sessizlikten korkanı devirir.
Her satırın, benim adımla imzamı getirir.

Yol benim, yol aramam yolda, şahlanırım.
Pazarı kapat artık, ben aklımdan kapatırım.
Ateşte yangın olmuşsun, çıktı dumanın.
Patladın mısır gibi, volkan koydun adını.

Senin ağır noktan, bana üç noktadır.
Künefe gibi süner gider, şurubu kalır.
Teklettim mi seni, terlettim mi hayırdır.
Geçtiğim her yol, belleğine kahırdır.

Serap mı gerçek mi
Yaklaş da anla
Laf mı, yük mü
Çek bakalım akla
Ateş mi, köz mü
Elde ne kaldıysa
Damla damla değil
Bizde sel var aslında

ChatGPT:

Gece ağır akar, kelimelerim sızar diz diz.
Söz kısa kesilmez, keskin bırakır iz.
Serap değil gözüm, gerçeği görür, susmaz, yakar.
Atmam fazlasını, tartarım her heceyi.

Rüzgar çok ters esti, eğmedim yüreği.
Çöl dedin—susuzluksa sınavın adı, he?
Suyun yolunu bulurum, çölüne yürü hadi.
İzim damarında patlar, sessiz volkan gibi.

Heh dedim, ters köşe, düştü işte.
Kaymak sandın, bastın, ince ayar döşeme.
Elle sallanmaz bu masa, yenmeyi dene.
Hamle içten gelir, dağ taş demez, deler.

Bahane değil, bahis—oyunu kuran kazanır.
Terazi bozulmaz, ben tartarım ağır her heceyi.
Adım değil, iz bırakır, zemini zorlarım.
Tat değil mesele, ben içeriği şifrelerim.

Baharatlı sözlerim tadar seni, acısı kalır.
Sen tuz serpersen, karabiber benden.
Flow’um cayır cayır, barım fokur fokur.
Şifrelerim koz, al bir avuç dolusu köz.

Sana yol verdim, hesap tuttum, sahne benim.
Dengeyi bozamazsın—bu oyunda izim derin.
Hamleni gördüm, cevabı sessiz ve ağır verdim.
Her satırım meydan okur, sınırını belirledim.

Akıl yenmez bizde, anla eften püften.
Tartı gövde ben, ağırlık tartılmaz ellen.
Masaya ilk oturan, titrerse aniden.
Depremden değil, bil ki yenilgiden.

Sen hızlan, hızınla büyür yangınım.
Patladı mısır zıpladın, hey, hâlâ orada mısın?
Volkanı geç, sırası geldi, ağır noktamın.
Sağlam ayarsın ama bir noktama kayarsın.

Comments are closed.

Powered by: Wordpress